Anasayfa Arama sonuçları
Sonucu Daralt
Sadece stokta olanlar : 
Toplam 44 kayıt bulunmuştur Gösterilen 1-20 / Aktif Sayfa : 1
Batı manastır geleneğinin manevi babası ve Avrupa’nın koruyucu azizi olarak kabul edilen Aziz Benedikt (480-573), yüzyıllar boyu neredeyse tüm Avrupa’da tek geçerli manastır nizamnamesi olarak kullanılacak Regula Benedicti adlı eseriyle Batı manastır yaşamına damgasını vurmuş bir şahsiyettir. Aziz Benedikt, dua ve çalışmayı manastır yaşamının merkezine koymuş ve Doğu manastır geleneğinde var olan bekârlık, iffet, alçakgönüllülük, itaat, istikrar, sessizlik gibi birçok değeri benimseyip, bunları Batı kültü
Tükendi
Seyyid Kutub’un Fî Zılâli’l-Kur’an adlı tefsiri, çağdaş bir tefsir olmasının da etkisiyle Müslümanlar arasında hızla yayılmış ve büyük yankı uyandırmıştır. Bu eser Müslümanlar arasında önemli bir kesim tarafından sadece bir tefsir kitabı olarak değil, aynı zamanda bir eğitim ve davet metodu olarak da kabul edilmiş, İslam toplumu için yazılmış bir rehber olarak görülmüştür. Elinizdeki bu çalışmada Seyyid Kutub’un, hem günümüz İslam dünyasında hem de özellikle Türkiye’de büyük bir üne kavuşan Fî Zılâli’l-Kur
Tükendi
"Spinoza, kutsal kitap eleştirisini sadece metnin muhtevası ile sınırlamamış; metnin yazarının da tartışmalı olduğunu belirtmiştir. Ona göre; Tevrat metninin yazarının hz. Musa olması mümkün değildir. Spinoza, metnin sahibinin şüpheli olmasından hareketle, söz konusu metinden otorite devşirmenin de mümkün olmayacağı sonucuna varır. Netice olarak Spinoza, siyasi ve dini makamların hiçbirisinin ‘Tanrı adına' otorite sahibi olduğunu iddia etmesinin doğru olmayacağı sonucuna varır. Yani, beşer ürünü olan bir ‘m
Tükendi
Elinizdeki bu küçük çalışma konuyla ilişkili kısa bir giriş ile dinler tarihiyle alakalı üç ayrı İngilizce makalenin tercümesinden oluşmaktadır. İlk makale retorikçi Lucian'ın De Dea Syria'sıdır. Bu eserin tercümesi için Roy Darcus'un A New Translation Lucian's De Dea Syria (1967) adlı çalışmasındaki metin esas alınmış fakat Grekçe nüshasıyla mukayese edilmiştir. İkincisi The Marian Relics at Constantinople adını taşıyan John Wortley'in makalesidir ve Greek, Roman and Byzantine Studies'de (2005) basıl
Hint dansları dünyanın en eski dansları arasında yer almaktadır. Yaklaşık olarak M.Ö ikinci yüzyıla dayandırılan bu danslar, günümüze gelene değin çeşitli değişimlere uğramıştır. Tarihsel süreç içerisinde dansların isimlerinde ve kurallarında değişimler meydana gelmiş olsa da Hint danslarında özü itibariyle değişime uğramadan aynı kalan esaslar da mevcuttur. Bu dansların temelde Natyaśāstra eserine dayandıkları iddia edilir. Bunun aksi olarak belirtilen görüşlerde ise bu dansların, klasik oldukları kad
Tükendi
Kazvinî’nin Âsâru’l-Bilâd ve Ahbâru’l-İbâd adlı eseri, tarihî coğrafya alanının önemli bir eseri olmasına rağmen, gerek Türkiye’deki ve gerekse yurt dışında yapılan akademik içerikli yayınlarda yeterli ilgiyi görmemiştir. Bunun nedenlerinden birisi olarak yazarın diğer eseri Acâibü’l-Mahlûkât ve Garâibü’l-Mevcûdât‘ın daha çok ilgi görmesi gösterilebilir. Zira bu eser uzun yıllar Osmanlı medreselerinde okutulmuştur. Ama Kazvinî’nin daha çok bölgesel coğrafya ile alakalı olan Âsâru’l-Bilâd ve Ahbâru’l-İbâd‘ı,
Tükendi
Çocukluğumda az da olsa atlara ilgim olmuştu. Hele de hasat aylarında Dobruca'nın uçsuz bucaksız buğday tarlalarını kanatlı orak makinelerine koşulan iki çift atın ön sağdakinin üzerinde, yakıcı güneşin altında, gün boyu atları yedmek (yönetmek) hiç de kolay bir iş değildi. Onları çeşmeye sulamaya götürüp getirmek ve diğer zamanlarda merada otlatmak da biz çocukların işi idi. 1950'li yılların başında zorunlu kooperatişeşme neticesinde köyün tüm atları Koca İbrahim'in harmanına kurulan büyük ahırlara topl
Tükendi
Efrotes-Tiglat veya Fırat-Dicle, Greklerin adlandırdığı şekilde'iki nehrin arası',daha bildik bir ifadeyle Mezopotamya. Prehistorik dönemlerden beri dünyanın merkezi. Tevrat'a göre gan eden, yani 'cennet bahçesi; Yeryüzünde hiçbir uygarlık Mezopotamya'da ortaya çıkanlar kadar dünyayı şekillendirmemiştir. Tarih, siyaset, mimari ve sanat bu topraklardan başlayarak dünyaya yön vermiştir. Modern dünyayı oluşturan dini düşünce bu coğrafyada ortaya çıkmıştır. Mezopotamya yaklaşık elli bin yıldır iskan mahalidir.
Tükendi
İbn Hurdazbih'in coğrafyaya dair olan el Mesalik ve'l Memalik adlı eseri muhtemelen abbasi saray teşkilatına mensup birinin isteği üzerine yazılmıştır. Eserde yazarın gözlemlerine dayanan oldukça fazla bilgi bulunmaktadır. Eserin değişik kütüphanelerde yazmaları bulunmaktadır. Bizim üzerinde çalışmış olduğumuz nüsha muhammed mahzum tarafından hazırlanan Beyrut baskısıdır. İbn Hurdazbih bu eserinde Müslüman dünyasının ana ticaret yollarının tam bir haritasını ortaya çıkarmıştır.
Tükendi
Hududü'l Alem adlı eser Uluğ Bey'in kayıp bir kitabı araştırılırken, Ebu''l Fazl Gulpayaganî tarafından üçlü bir kitabın içinde bulunmuştur. Rus Müşteşrik A. G. Toumansky 1896 yılında Hudûdü'l Alem hakkında bir makale yazar. Toumansky'nin ölümünden sonra Minorsky'e intikal eden eser, Sovyetler Birliği Bilimler Akademisi tarafından 1930''da Rusya'da yayınlanır. Minorsky tarafından İngilizceye tercüme edilen Hududü'l-Alem yayınevimiz tarafından Türkçeye kazandırılmıştır.
Tükendi
Oldukça komplike yapısından dolayı Ortodoks teolojisi Hıristiyanlık çalışmalarında en az ele alınan konulardan birini teşkil eder. Bir zamanların yüksek kültürlerine kaynaklık etmiş bu teoloji, 15. yüzyıldan itibaren içine girdiği siyasi konjonktürün etkisi ile gittikçe kapalı bir hüviyete bürünmüştür. Bu kapalılık 20. yüzyılda kominizmin hükmetmiş olduğu alanlardaki Ortodoks düşüncesinde yakın zamanlara kadar değişmeyecek şekilde varlığını daha da katılaştırarak sürdürmüştür. Tarihte veya bugün Katolik
Tükendi
En primitifinden en karmaşık olanına kadar yeryüzündeki bütün dinler güçlü bir mistik damara sahiptir. Geleneksel yorumlara göre, dini düşüncenin marjinal kanadını temsil ediyor gibi görünen bu damar, aslında tarihsel perspektiften bakıldığında din fikrinin tam da merkezinde yer alır. Özellikle Yahudilik, Hrıstiyanlık ve İslam gibi monotesit dinler söz konusu olduğunda durum tamamen böyledir. Bu bağlamda Yahudilik içinde çok güçlü bir mistik kanalın var olduğunu söylememiz gerekiyor. Yaklaşık MÖ. 1. yüzy
Tükendi
Bu çalışmada Antik ve Geç Antikçağ'da Anadolu, Ege ve Ortadoğu'da Hıristiyanlığın yayılmasında önemli rol oynayan Theosebes'lerin tarihi, temel inanışları ve mahiyeti hakkında bilgi vermeye çalıştık. Batı dillerinde "God-Fearers", Grekçede de "Theosebes" olarak bilinen gruplar Türkçe kaynaklarda "tanrıdan korkanlar" olarak zikredilmektedir. Pavlus Hıristiyanlığının Anadolu'da yayılmasında önemli fonksiyona sahip olan Theosebes'ler Hıristiyanlık öncesinde Grek ve Yahudi kaynaklarında da yer almaktaydıl
Tükendi
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir. Böyle bir kadını dizginlemeye kalkmak, Rüzgarı ya da yağı avuçta tutmaya çalışmak gibidir.
Tükendi
Tek bir atadan birleşik krallığa ve sonrasında iki farklı devlet hâlinde Asur ve Babil istilasına kadar politik yaşamına devam eden İsrail halkının en eski tarihleri dinî bir anlam içermesi bakımından oldukça ilgi çekicidir. Şu bir gerçektir ki adı geçen krallıklar uygarlık tarihine aynı bölgedeki diğer devletler gibi damga vuran yenilikler bırakmasalar da, bugün hâlâ isimlerini andığımız halkın erken dönemlerini oluşturmaları sebebiyle dikkate değerdir.
Tükendi
Yayınevimiz, İslâm Coğrafyacılarının eserlerinden Ya'kûbî'nin Kitâbu'l-Buldân'ı ile İbn Hurdazbih'in el-Mesâlik ve'l-Memâlik adlı eserlerini ve Hudû- du'l-Âlem'i Nerşahi'nin Tarihi Buharası'nı Türkçeye kazandırdı. Kazvinî'nin Âsâru'l-Bilâd ve Ahbâru'l-İbâd' adlı eserinin analitik bir değerlendirmesini yayınladı. Bu seriden olmak üzere şimdi de İstahrî'nin Mesâ- liku'l-Memâlik adlı eserini okuyucunun takdirine sunuyor. 
Tükendi
1947 yılında Kumran Yazmaları'nın gün yüzüne çıkarılması, teolojik düşünce açısından çağımızın en büyük keşfi olmuştur. Bu yazmalar, M.Ö. 250 ile M.S. 70 yılları arasına tarihlendirilmektedir. Bu tarihler Yahudilik ve Hıristiyanlık açısından önemli bir dönemdir. Zira günümüz Rabbinik Yahudiliği ile Hıristiyanlığının temellerinin teşekkülü, bu dönem içerisinde gerçekleşmiştir. Dolayısıyla Kumran Yazmaları, bu teşekkül devrinin anlaşılması açısından çok önemli bir rol oynamaktadır. Ayrıca Yahudiliği ve Hırist
Tükendi
Eve geldim. Karanlıktayım. Hüzün kokuyor odalar, salon, mutfak ve diğerleri. Ortasında büyük oğlanın resminin bulunduğu içi fosforlu duvar saati gözlerimi alıyor. İçim burkuluyor. Artık ağlayabilirim. Çünkü yalnızım. Çok geçmeden hıçkırıklarla kesiliyor boğuk nefesim. Bilgisayarı açmak ile açmamak arasında gidip geliyorum.
Tükendi
"Geçmişini bilmeyenin geleceği de karanlıktır." demiş tarihçilerimiz. Yenicelilerin "Mustafa Muallim'i", dostum Mustafa Üstündağ kitabında, kaynak sıkıntısı çekmesine rağmen, köyümüz Yenice'yi kendi hatıralarına ve bilgilerine dayanarak çok iyi anlatmış. Bugün harabeye dönmüş olan Yenice'nin geçmişini yeniden inşa etmek istercesine her yönüyle ele almış ve genç nesillere köyümüz hakkında .bilgi ve malzeme bırakmış oluyor. Burada anlatılanlar sadece Yenice'nin değil, Dobruca'nın, ve hatta tüm Bulgaristan Tür
Tükendi
Sadece stokta olanlar : 
Toplam 44 kayıt bulunmuştur Gösterilen 1-20 / Aktif Sayfa : 1