Anasayfa Arama sonuçları
Sonucu Daralt
Sadece stokta olanlar : 
Toplam 11 kayıt bulunmuştur Gösterilen 1-20 / Aktif Sayfa : 1
Fransız edebiyatının esrarengiz yazarı, kuramcı ve filozof Maurice Blanchot, olağan hikâye anlatımına meydan okuyan metinleriyle edebiyat ve felsefe arasındaki sınırları ortadan kaldırmıştır. Eseri başta Hegel'le, sonra Heidegger, Nietzsche, Levinas ve Bataille'la diyalog oluşturur. Blanchot'yu okumak, dilin kafa karıştırıcı gücüne derinden ve isteyerek teslim olmaktır. Onu okumak, ruhun konuştuğunu ilk kez duymak gibidir. 63 yıl önce yazılmasına rağmen "Son İnsan" postmodernizmin yenilikçi bir eseri olarak
Monokl'un kırmızı serisinde Maurice Blanchot Kafka okurları için olağanüstü bir yapıta imza atıyor ve Kafka'yı hiç görülmedik bir halde okurunun karşısına çıkarıyor. Yazmak gececil şeydir; kendini karanlık güçlere bırakmak demektir, aşağıdaki bölgelere inmek, kendini saf olmayan kucaklaşmalara teslim etmektir. Bütün bu ifadeler Kafka için dolaysız bir hakikati barındırır. Karanlık büyülenmeyi, arzunun iç karartıcı parıltısını, her şeyin radikal ölümle son bulduğu geceleyin zincirlerinden boşanan şeyin tutk
Tükendi
Maurice Blanchot Felaket Yazısı'nda felsefi görüşlerini en görkemli haliyle, kendine has ve eşsiz üslubuyla sergiliyor. Felaket Yazısı bizi ebediyen yankılanacak "parçalı yazıyla" tanıştırıyor. Felaket Yazısı'nda düşünce, çeşitli yönlerde - hep parçalanmış yönlerde - belli sorulara odaklanarak, sınır deneyimleri gerçekleştiriyor. Blanchot, désastre sözcüğünün etimolojisine gönderiyor: désastre -felaket- yıldızdan kopmak, öyleyse aydınlık ve merkezî bir güçten, onun toparlayıcı düzeninden, "kendine rağme
Önceden tanımlanmış ve sınırları çizilmiş bildik bir dünyanın içine birtakım kişileri ve olayları yerleştirerek kurulan bir dünya değil bu kitaptaki. Karanlık Thomas, "gerçek dünyanın ters çevrilmişi, inkârı" olan bir başka dünyanın içinde, kendi deneyimini ve kendi evrenini yaratan, saf hayal gücünün eseri bir roman... Derin sularda yüzmeyi, uzağa, öte´ye gitmeyi, Blanchot´nun düşüncesinin dehlizlerinde dolaşmayı ve kaybolarak başka bir ben bulmayı göze alan okurlar için... YAZAR HAKKINDA 1907´de Fransa´d
Tükendi
Fransız Edebiyatının Gizemli Ustası Maurice Blanchotdan Beklemek ve Unutmak Üzerine Bir Başyapıt Unutuş, bekleyiş. Bir araya getiren, dağıtan bekleyiş; dağıtan, bir araya getiren unutuş. Beni unutacak mısınız? Evet, sizi unutacağım. Beni unuttuğunuzdan nasıl bu kadar emin olacaksınız? Başka bir kadını hatırladığımda emin olacağım. Fakat hatırlayacağınız yine ben olacağım; daha fazlasına ihtiyacım var. Kendimi artık hatırlamadığımda daha fazlasına sahip olacaksınız. Birlikte unutulmak. O halde bizi
Tükendi
"Yaşıyor, ama artık yaşamıyor. O zaten ölü olduğundan, yaşamsız bir yaşamdır bu. Blanchot'nun yorulmadan "X olmadan X" modeli içinde kurduğu bütün deyimler ("yaşamadan yaşamak [vivre sans vivant]," "ölmeden ölmek [mourir sans mort]," "isimsiz isim," "mutsuz olmadan mutsuzluk," "var olmadan var olmak," vs.) olabilirliğe sahiptirler. Biçimsel bir olasılık değildir bu, bizzat o gün, o anda olan şeyin olabilirleştirilmesinin bir olayıdır, ... onun için, bu genç adam için, onun tanığı için ve yazar için ölümsüz
Tükendi
"Mutlak bilgi" hüküm sürüyor burada. Herkes hoşnut. Yapacak başka bir şey yok. Çıkmaz olan gerçekliktir. Bu anlamda, evrensel ve homojen bir Devlet yurttaşı olarak ben herhangi birisiyim, farklı ve aynı, bende vücut bulmuş yüce yasaya tabi, görünmez ve kimliksiz, apaçık. Zira bana karşı çıkan her şey beni doğrular. Fakat işte beni kendimden dışarıda bırakan -bir kadın bu şüphesiz- ve o çözünen benlikte Yüceler Yücesi'ni bilen birisi. Yüceler Yücesi sadece kendinin değillemesi olabilir. Salgının püskürdüğ
Tükendi
Her ne olursa olsun tek başına, içine kapalı, yürümekte olan bir insan ve bundan dolayı da harelenen, ancak serapsız, sanıldığı gibi harikatın arayışına yabancı değil de (pek çoğundan sonra) bu arayışın tehlikelerinin ve aynı zamanda iktidarın çeşitli düzenekleriyle olan muğlak ilişkilerinin görülmesine izin vererek bir yüzey söyleminin nerede ve nasıl mümkün olduğunu araştırarak içselliğin saygınlığındann sakınan, öznelliğin tuzaklarını reddeden bir insan. -Maurice Blanchot, Hayalimdeki Michel Foucault Bl
Tükendi
Bu evde yabancı olmanın zor olduğunu, aynı zamanda yabancı olmaktan kurtulmanın kolay olmadığını öğreneceksiniz. Kendi ülkenizi özlerseniz, buralarda her gün onu özlemek için daha çok neden bulacaksınız; ama unutmayı ve yeni yerinizi sevmeyi başarırsanız, sizi kendi ülkenize göndereceğiz ve orada bir kez daha yersiz olacağınızdan yeni bir sürgüne başlayacaksınız.
Tükendi
I. Dünya Savaşı sonrası Fransa´sının en güçlü edebiyatçı ve felsefecilerinden birisinin hayranlık uyandırıcı kitabı; bilinçlilik, ölüm ve olası anlatı dünyasının erotik üçgeninin romanı. "Maurice Blanchot, kesinlikle çağımızın en önemli yazarlarından birisidir; hem yazılarında hem öykülerinde yazma sorunun en uç noktasına kadar götürür. Ölüm Hükmü... onun başyapıtıdır." Edmond Jabes "Maurice Blanchot´nun düzyazısı Henry James´inki gibi öyle kırılgan anlamlar taşıyor ki insana aktarılırken kırılabilirlerm
Tükendi
İnsan, varoluştan itibaren öteki insanlara maruzdur, muhtaçtır. Aşık olarak bir başkasıyla ilişkiye geçeriz. İnançlarımız, umutlarımız yönünde birlikteliklere, gruplara dahil olur, gelecek toplum tasarımları için ortaklıklar kurarız. Ben ile ötekinin ilişkiye, iletişime girdiği tüm bu zeminler hangi asli duyguların, hangi yoklukların varlığı üzerinde yükselir? Bütün bu zeminleri hayal kırıklığına, hayal kırıklığından da öte felaket imkanına açık kılan, bizi bu imkan üzerinde var eden, bu imkana maruz bıraka
Tükendi
Sadece stokta olanlar : 
Toplam 11 kayıt bulunmuştur Gösterilen 1-20 / Aktif Sayfa : 1